Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze'nin Göz Ardı Edilmesine İzin Vermedik, Vermeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamalarda, Avrupa Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde gerçekleşen zirveye değindi. Savunma harcamalarının artırılması ve Ukrayna'ya verilen destek önemli gündem maddeleriydi. Erdoğan ayrıca, Gazze'deki soykırıma dikkat çekti ve İsrail-İran arasındaki çatışmaların ele alındığını belirtti. Zirvede birçok ikili görüşme yaptığını ve Türkiye'nin 2026 yılında NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinin verimli geçtiğini ve Gazze'deki insani krizin sona erdirilmesinin önemini vurguladıklarını ifade etti. FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü ve hava savunma sistemlerinin önemini dile getirdi. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma iddiaları ve enerji arz güvenliği konularına da değinen Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının bitmesi gerektiğini ve Türkiye'nin barış için çabalarını sürdüreceğini yineledi. Suriye konusundaki hassasiyetleri ve ülkenin toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze'nin Göz Ardı Edilmesine İzin Vermedik, Vermeyeceğiz
26 Haziran 2025 Perşembe, 14:16

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi için Hollanda'nın Lahey kentine gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Türkiye'ye dönüş uçağında gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Atlantik güvenliğinin krizler, çatışmalar ve savaşlarla sınandığı bir dönemde Lahey Zirvesi'nin yapıldığını ifade etti.

Erdoğan, uluslararası basın toplantısında zirveye ve alınan kararlara dair detaylı bilgilendirme yaptığını belirterek, müttefiklerin savunma harcamalarını artırmalarının zirvenin en öncelikli gündemi olduğunu söyledi.

Savunma harcamalarının 10 yıllık sürede gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 5'i düzeyine çıkartılmasında mutabık kalındığını hatırlatan Erdoğan, şu açıklamayı yaptı:

Türkiye, esasen yüzde 5'lik oranı yakalamaya en yakın ülkelerden biri konumunda. Bu nedenle müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılması büyük önem taşıyor. Ayrıca, Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin, milli savunma ve güvenlik girişimlerine katılımının garanti altına alınması gerekiyor. Müttefiklerin Ukrayna'ya destekleri ve savaşın geleceği, zirvede en çok konuşulan diğer bir konuydu. 24 Haziran günü Hollanda Kralı'nın ev sahipliğindeki akşam yemeğine Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de katıldı. Türkiye olarak, bu acımasız savaşın adil ve kalıcı barışla sona erdirilmesi için çabalar devam ediyor. Önümüzdeki dönemde görüşmelerin üçüncü turuna ev sahipliği yapmak üzere taraflarla diyalog halinde olunuyor.

Erdoğan, zirvede, Gazze'de Filistin halkına yönelik soykırıma bir kez daha dikkat çektiğini belirtti.

İsrail'in güvenliğinin ancak komşularının istikrar ve refahından geçtiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

İran-İsrail arasındaki çatışmaları da detaylıca görüşme fırsatı elde edildi. Ateşkesin kalıcı olması bu aşamada oldukça önemli. Zirvede birçok ikili görüşme de yapıldı. ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hollanda Başbakanı Dick Schoof, Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile ikili görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde tüm bu ülkelerle ikili ilişkiler, Ukrayna-Rusya Savaşı, İsrail-İran gerilimi, Gazze'deki insani kriz, Suriye'deki son durum gibi birçok konu ele alındı. Türkiye'nin bu konulardaki görüş ve önerileri muhataplara doğrudan iletildi. Bu zirvenin Türkiye için diğer önemli bir yönü, gelecek sene zirveye ev sahipliği yapma önerisinin kabul edilmesi oldu. 2026 yılında NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapılacak ve müttefikler bu vesileyle Türkiye'de ağırlanacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Trump birkaç kez sizin gıyabınızda, sizinle ilgili çok olumlu sözler söylemişti. Bu sözlerden sonra ilk kez buluştunuz. Görüşmeniz nasıl bir atmosferde gelişti? Görüşmede, Gazze'deki soykırımın sona erdirilmesi konusunda, bir irade beyanınız oldu mu?" sorusu üzerine, şunları ifade etti:

Dostu Trump ile verimli bir görüşme gerçekleştirildiği bildirildi. Trump ile ikili ilişkilerden NATO ortaklığına, bölgesel ve küresel meselelere kadar pek çok başlık ele alındı. Bilindiği üzere, ABD ile 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefi bulunuyor. Bu hedefe ulaşmak arzulanıyor. Bölgedeki çatışmaları ve gerilimleri ele alma fırsatı bulundu. İsrail-İran arasındaki ateşkesteki gayretlerine atıfta bulunarak, Gazze ve Rusya-Ukrayna'daki çatışmaların sonlandırılması konusunda da aynı gayretin beklendiği ifade edildi. Gazze'deki insani krizin sona erdirilmesinin önemi vurgulandı. Türkiye'nin bu konuda tarihi ve vicdani sorumluluğu bulunuyor. Bu vahşet devam edemez. Gazze'de kan durmadıkça hiç kimse kendini güvende hissedemez. Bazıları rahatsız olsa da bu gerçekleri söylemekten çekinilmeyeceği belirtildi.

Erdoğan, çözüm odaklı yaklaşıldığında, adil ve kalıcı çözüme ulaşılabileceğini dile getirdi.

"Yeter ki diyalog kanalları açık tutulsun ve çözüm istensin" ifadesini kullanan Erdoğan, bölgenin yeni gerilimlere, çatışmalara kesinlikle tahammülü olmadığını belirtti.

İsrail'in insani yardımların gönderilmesinde Kızılhaç'a dahi engel olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Bunun üzerinde de durduk. Bölgemizin ihtiyacı, daha fazla barış, daha fazla huzur ve daha fazla istikrardır. Çözümleri içeren yaklaşımımız Sayın Trump'a aktarıldı ve kendisinden bu konuda destek bekleniyor. Trump önerilere olumlu yaklaştı." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ ile mücadeleye ilişkin bir soru üzerine, 15 Temmuz'dan bu yana devletin tüm kurumlarında FETÖ ile mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ve kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.

"Son operasyonlarda da örgütün hala çeşitli yapılara sızma girişimlerinin sürdüğü görülüyor. Bu konuda hiç rehavete kapılmadık, kapılmayacağız" diyen Erdoğan, FETÖ'nün ülke için nasıl büyük bir tehdit olduğunun bugün daha net bir şekilde ortaya çıktığını aktardı.

Örgüte acındığı takdirde acınacak hale düşüleceğini her zaman ifade ettiğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

Türkiye'nin bu FETÖ tehdidine dikkat çekmek için yapılan açıklamaları çarpıtanlar oldu. Ancak sonuçta haklı çıkan hep Türkiye oldu. Türkiye bu beladan er ya da geç tamamen kurtulacaktır. Bu örgüt kurumlarımızdan büyük oranda tasfiye edildi, kalıntıları da temizleniyor. Kolluk ve istihbarat birimleri son derece titiz bir çalışma yürütüyor. Hangi kılığa girerlerse girsinler, hangi taşın altına saklanırlarsa saklansınlar, bu mücadele hedefine ulaşacaktır. 15 Temmuz ruhunu neden unutmamak ve unutturmamak gerektiğinin, son operasyonlardan sonra herkes tarafından anlaşıldığı düşünülüyor. Çünkü tehdit sadece o geceyle sınırlı değildi. Bu ilk günden anlaşıldı ve anlatılmaya çalışıldı, çalışılıyor. Düşman uyumuyor. Dolayısıyla Türkiye de uyumayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İran-İsrail savaşı gösterdi ki hava hakimiyeti çatışmalarda oldukça belirleyici bir unsur. ABD Başkanı Trump ile görüşmenizde F-35'ler gündeme geldi mi? Rusya'dan satın alınan S-400'ler bu ihtiyacı karşılamak için yeterli olur mu? Bu noktada müttefikler arası kısıtlamaları kaldırma zamanı geldi mi sizce?" sorusu üzerine, hava savunma sisteminin sadece S-400 ile sınırlı olmadığını dile getirdi.

Bunun son günlerde kamuoyunun da yakından gördüğünü, çok katmanlı bir sistemler bütününü oluşturmanın şart olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

Çeşitli irtifalarda füzelerin olması ve bunların bir vücudun organları gibi uyumlu çalışması çok önemli. Türkiye, ülkesini bir noktaya kadar getirdi ancak bununla yetinmiyor. Füze kabiliyetlerinin artırılması gerekiyor. Sistemler sistemi, yani 'Çelik Kubbe' inşa ediliyor. Farklı irtifalardaki hava savunma sistemlerini, algılayıcıları, elektronik harp sistemlerini bir araya getirerek sistemler sistemi hayata geçiriliyor. Türkiye'nin bu noktada yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği SİPER, KORKUT, HİSAR, SUNGUR ve nice güzide silah sistemleri bulunuyor. Eğer 'nasıl olsa birinden alırız', 'nasıl olsa paramız olduğu müddetçe bize bu sistemleri satarlar' anlayışıyla kenarda beklenilseydi, bunlar olur muydu? Olmazdı.

Erdoğan, parayla müttefiklerden silah alamadığı günlerin olduğunu hatırlattı.

"Kendimiz yaparız, hem de en iyisini yaparız" denildiğinde dalga geçenlerin olduğuna da şahit olunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

Kendi İHA'sını, SİHA'sını, milli muharip uçağını, KAAN'ı üretti. Bazıları KAAN'a başlandığında, onu 'kalorifer peteği' diye aşağılamaya kalktı. Bunlar hep birlikte yaşanmadı mı? KAAN bugün göklerde. Her projenin engellenmesi için beşinci kol faaliyeti yürütenleri Türk milleti çok iyi biliyor. Türkiye, F-35'lerden de vazgeçmiş değil. Projeye dönüş niyeti muhataplarla görüşülüyor. F-35 programı, teknik olduğu kadar siyasi bir süreçtir. Türkiye haksız yere program dışı bırakıldı. Müttefiklik ruhuyla bağdaşmayan bu adım hep eleştirildi. Trump ile yapılan görüşmelerde konu ele alındı, teknik düzeyde görüşmelere başlandı. İnşallah ilerleme sağlanacak.

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Erdoğan, "Hürmüz Boğazı'nın kapatılması büyük sıkıntı oluşturur. Türkiye, İran'ın böyle bir adım atmayacağına inanıyor. Son gerilim enerji arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı." diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye olarak kendi enerji kaynaklarını artırmak için yoğun çalışma yürütüldüğünü vurgulayarak, Gabar'daki petrolden Karadeniz'deki doğal gaza kadar birçok noktada üretim yapıldığını ve bunu artırmaya gayret edildiğini söyledi.

Petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinin de ciddiyet ve kararlılıkla sürdürüldüğünü dile getiren Erdoğan, "Enerjide tam bağımsız olma hedefiyle ithalatı düşürmek, üretimi artırmak için çaba içinde olunuyor. Nihai hedef ise Türkiye'yi kaynakta ve teknolojide ihracatçı bir ülke haline getirmektir. Yaşananlar enerjinin ülkeler için beka meselesi olduğunu açıkça ortaya koydu. İki gün önce bir dedikodu yayıldı. 'İran doğal gazı kesti' denildi. Bu konu derhal Enerji Bakanı ile görüşüldü, o da muhatabıyla temas kurdu. Aslında böyle bir durum yok. Ayrıca İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'la görüşme yapıldı. İran'ın doğal gazı kesme gibi bir durumun olacağına asla ihtimal dahi verilmiyor. Şu anda İran'dan doğal gaz geliyor. Herhangi bir sıkıntı yok." açıklamalarında bulundu.

Rusya-Ukrayna arasındaki savaşa yönelik soru üzerine Erdoğan, "Artık kesin ve kararlı bir şekilde 'bu savaş bitmeli' deniyor. Bölge, artık bunları kaldıramaz. Adil ve kalıcı barış bölgede inşa edilmelidir. Herkes barışın peşini bıraksa dahi Türkiye bırakmayacak. Türkiye, çatışmaların çözümünde diplomasiye önem ve öncelik vermekte. Bölge, istikrarsızlık ve çatışma kotasını çoktan doldurdu. Artık istikrar inşa ederek, barış kapılarını ardına kadar açarak, bölgeyi ve dolayısıyla dünyayı rahatlatmak gerekli. Herkesin beklentisi bu. Hele hele Türkiye'den beklenen de bu." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Ukrayna ve Rusya'nın Türkiye'ye güvendiklerini defalarca ortaya koyduğunu kaydederek, şunları belirtti:

İstanbul'da yapılan görüşmeler barışa yönelik bir kapı araladı. Sahada diplomasinin alanını daraltan gelişmelerin yaşandığının farkındayız ancak barış için küçük bir umut bile olsa onun peşinden gidilecek. Ukrayna-Rusya savaşında barışın sağlanması için kanaatimizce küçük bir umuttan daha fazlası mevcut. Tarafları yeniden bir araya getirmek için çalışılacak. Çözüm için iğneyle kuyu kazmak gerekse dahi bu yapılacak. Nihai hedef, liderler düzeyinde bir buluşmayı Türkiye'de gerçekleştirmek ve özlenen barışı inşa etmektir. Görüşmede ABD Başkanı Trump'a da bunlar söylendi. 'Eğer çözüm için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin İstanbul'a veya Ankara'ya gelirse, ben de İstanbul'a veya Ankara'ya gelirim' dedi. Gerekli görüşmeler yapılıp, bir an önce buluşma inşallah sağlanacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarıyla ilgili soruya şu cevabı verdi:

Bütün dert ve heyecan o. Dikkatlerin başka alanlara çekildiği dönemlerde dahi Gazze'nin unutulmasına Türkiye müsaade etmedi, etmeyecek. Hem kendisi hem de arkadaşları sürekli Gazze'deki kişilerle irtibat halinde. İsrail'in sistematik işkencesine şahit olunuyor. İnsanlara sınırlı da olsa yardım dağıtılan noktaları bile vuruluyor. Hepsi bir tarafa, Kızılhaç'a bile bu konuda engel olunuyor ve atılacak adımlara izin verilmiyor. Herkesin gözü önünde yaşanan bu soykırım, insanlığın utancıdır.

Açlıktan inleyen çocukların çığlıkları, artık duyulmak zorunda. İsrail'e artık 'dur' demek mecburiyetinde kalındı. Bunun hesabı tarihe verilemez. Maalesef bu zulme, bu barbarlığa, bu caniliğe insanlar alıştırılıyor. Türkiye alışmayacak. İsrail zulmünü kanıksamak en büyük yanlıştır. Bu zulme elle, kemikle, dille, fikirle, eylemle, ruhla isyan etmeye devam edilecek. Türkiye, barışın tesisi için, diplomatik tüm olanakları kullanmaya ve uluslararası işbirliğine öncülük etmeye hazır. Daha önce de söylendiği gibi, Gazze özgür olacak ve Filistin toprağı olarak özgürce yaşayacak.

ABD Başkanı Donald Trump'la "Türk-Amerikan" ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısının aralandığına dikkat çeken Erdoğan, "Şunu çok açık ve net söylemek lazım. Trump'la aramızdaki telefon diplomasisindeki süreç, bugüne kadar 24 saati geçmedi. Arandı mı, 24 saat içerisinde karşı taraf hemen dönüyor. Zaten ABD'nin Türkiye'deki yeni büyükelçisi bu konularda çok hassas." dedi.

Erdoğan, Türkiye ile ABD'yi kalkındıracak adımları hayata geçirmeye çalışıldığını belirterek, "Suriye başta olmak üzere bölgesel konularda, özellikle Suriye Demokratik Güçleri'ne dair hassasiyetler Amerikan tarafına her düzeyde net bir şekilde iletildi, iletiliyor. Türk-Amerikan ilişkileri dönemsel farklılıklar gösterse de her zaman stratejik öneme sahip oldu. Sayın Trump ile yürütülen yapıcı temaslar bazı zorlu konularda anlayış köprülerinin kurulmasına da imkan tanıdı. Sayın Trump ile Riyad'daki buluşmada, ki Türkiye de davet edilmişti fakat gidilemedi sonra çevrim içi katılım sağlandı, böylesi bir durum olmuştu. Yani Suriye konusu Türkiye için çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin Suriye'yle uzun sınır hattı, tarihsel ve kültürel bağının bulunduğu dile getiren Erdoğan, bu faktörlerin Suriye'de yaşanan her durumun Türkiye'ye yansımasını beraberinde getirdiğini söyledi.

Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparak, sözlerine şöyle devam etti:

Maalesef, son yıllarda Türkiye'ye yansıyan Suriye'deki olumsuzluklar ve acılar oldu. Bu dönemde gerek Dışişleri Bakanı, gerek Savunma Bakanı, gerek İstihbarat Başkanı sürekli olarak Suriye'yle yoğun bir irtibat halinde oldu. Suriye'nin yeniden bir ve bütün hale gelmesi, istikrar ve huzurun inşa edilmesi için yeni yönetim destekleniyor. Yeniden bir ve bütün Suriye oluşturmanın olmazsa olmazı da toprak bütünlüğünün korunmasıdır. Bütün bunları sağlamak için Suriye yönetimi, bütün silahlı grupların Suriye ordusu çatısı altında bir araya gelmesi ve Suriye'nin birlik, bütünlüğü için çalışmalarını hedefleyen adımlar attı.

Suriye Demokratik Güçleri'nin de bu fırsatı değerlendirmesi kendileri açısından doğru olandır. Nitekim, bugün Sayın Macron'la yapılan görüşmede de bu konular detaylıca ele alındı ve Sayın Macron da özellikle Suriye ile olan bu ilişkilerde daha aktif rol alacağını özellikle vurguladı. Bu konularda beraberce neler yapılacağı kendisiyle konuşuldu. Hatta Kıbrıs konuşuldu. Kendisi Gazze konusunda İsrail ile görüşeceğini ayrıca söyledi. Türkiye de 'bu adımı atarsan buna müteşekkir oluruz' dedi.

Etiketler : #Recep Tayyip Erdoğan  #NATO  #Gazze  #Trump  #Ukrayna 

"GÜNDEM" HABERLERİ

HY RADYO DİNLE
HY TV İZLE

SON HABERLER

HAVA DURUMU
NÖBETÇİ ECZANELER

YAZARLAR

GAZETE MANŞETLERİ
TV'DE BUGÜN
RÜYA TABİRLERİ
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ
8 Şubat 2026 Pazar

PUAN DURUMU

Süper Lig
1. Lig
2. Lig
3. Lig

ALTIN FİYATLARI

Altın Alış Satış Fark
Ons $4.952,46 $4.953,12 %2,97
Gram 6.942,61 6.943,53 %3,13
Gram Has 6.907,89 6.908,81 %3,13
Çeyrek 11.654,37 11.950,65 %0,11
Yarım 23.235,90 23.901,30 %0,11
Tam 46.617,47 47.656,41 %0,11
Cumhuriyet 48.452,00 49.182,00 %2,40
Ata 48.074,27 49.410,64 %0,11
14 Ayar 4.151,87 4.166,28 %0,11
18 Ayar 5.317,31 5.335,76 %0,11
22 Ayar 6.642,99 6.666,05 %0,11
İkibuçuk 116.543,68 118.702,48 %0,11
Beşli 236.000,95 241.205,78 %0,11
Gremse 116.543,68 119.506,50 %0,11
Reşat 48.074,27 49.410,64 %0,11
Hamit 48.074,27 49.410,64 %0,11
Gümüş 108,56 108,67 %5,38
Platin 2.954,69 2.959,36 %5,42
Gram Paladyum 2.389,74 2.397,95 %3,34

DÖVİZ KURLARI

Döviz Alış Satış Fark
USD 43,5986 43,6062 %0,16
EUR 51,5695 51,6027 %0,37
GBP 59,3968 59,4554 %0,61
CHF 56,2197 56,2519 %0,53
CAD 31,9238 31,9391 %0,46
RUB 0,5660 0,5664 %-0,17
AED 11,8695 11,8731 %0,16
AUD 30,5974 30,6118 %1,24
DKK 6,9006 6,9046 %0,50
SEK 4,8342 4,8394 %0,61
NOK 4,5075 4,5109 %1,46
JPY 0,2772 0,2783 %-0,04
KWD 141,7062 142,1105 %0,21
ZAR 2,7194 2,7224 %1,54
BHD 115,6370 115,6571 %0,15
LYD 6,8931 6,8943 %0,71
SAR 11,6118 11,6411 %0,15
IQD 0,0333 0,0333 %0,15
ILS 14,0459 14,0484 %0,89
IRR 0,0001 0,0001 %-99,72
INR 0,4816 0,4817 %-0,16
MXN 2,5264 2,5269 %1,30
HUF 0,1364 0,1364 %0,99
NZD 26,2405 26,2451 %1,11
BRL 8,3557 8,3572 %1,18
IDR 0,0026 0,0026 %0,26
CZK 2,1282 2,1286 %0,70
PLN 12,2190 12,2211 %0,63
RON 10,1194 10,1281 %0,53
CNY 6,2904 6,2927 %0,30
ARS 0,0305 0,0305 %0,89
ALL 0,5343 0,5344 %0,50
AZN 25,6462 25,6507 %0,16
BAM 26,2816 26,2862 %2,41
CLP 0,0509 0,0510 %1,49
COP 0,0118 0,0118 %0,52
CRC 0,0879 0,0880 %0,16
DZD 0,3356 0,3356 %0,24
EGP 0,9304 0,9306 %0,27
HKD 5,5795 5,5805 %0,16
ISK 0,3554 0,3555 %0,31
KRW 0,0298 0,0298 %0,48
KZT 0,0881 0,0881 %-0,26
LBP 0,0005 0,0005 %4,87
LKR 0,1409 0,1410 %0,18
MAD 4,7495 4,7503 %0,15
MDL 2,5670 2,5675 %-0,42
MKD 0,8349 0,8350 %0,18
MYR 11,0432 11,0451 %0,14
OMR 113,3874 113,4072 %0,15
PEN 12,9488 12,9511 %0,01
PHP 0,7452 0,7453 %0,60
PKR 0,1557 0,1561 %0,32
QAR 11,9669 11,9817 %0,15
RSD 0,4388 0,4400 %0,34
SGD 34,2972 34,3032 %0,45
SYP 0,3774 0,3775 %0,15
THB 1,3831 1,3833 %1,05
TWD 1,3793 1,3795 %0,35
UAH 1,0164 1,0166 %0,78
UYU 1,1280 1,1282 %0,00
GEL 16,1776 16,1804 %0,53
TND 15,3139 15,3165 %1,95
BGN 26,1574 26,4107 %-0,06
YOL DURUMU
Sitemizde deneyiminizi geliştirmek, tercihlerinizin hatırlanması, reklamları ve içeriği kişiselleştirmek için çerezler kullanılmaktadır.