Aile Dayanışma Ağı, beşinci buluşmasını Saraçhane Parkı'nda gerçekleştirdi; Dilek Kaya İmamoğlu keyfi gözaltı ve tutuklamaların son bulmasını talep etti.

19 Mart operasyonu mağdurlarının kurduğu Aile Dayanışma Ağı, beşinci buluşmasını Saraçhane Parkı'nda yaptı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, basın açıklamasını okuyarak keyfi gözaltı ve tutuklamalara son verilmesi, adil bir yargılama yapılması çağrısında bulundu. Buluşmada konuşan tutuklu yakınları, adaletsizlikleri ve yaşadıkları zorlukları dile getirdiler. Tutuklu yakını Filiz Kahveci Gökce ve Sidal Özdemir, yaşadıkları hukuksuzlukları kamuoyuyla paylaştı. Öğrenci Esila Ayık ise tutuklu gençlerin ve hasta mahkumların durumuna dikkat çekti.
Aile Dayanışma Ağı, beşinci buluşmasını Saraçhane Parkı'nda gerçekleştirdi; Dilek Kaya İmamoğlu keyfi gözaltı ve tutuklamaların son bulmasını talep etti.
29 Ağustos 2025 Cuma, 13:11

19 Mart operasyonu mağdurları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı, beşinci buluşmasını Saraçhane Parkı'nda gerçekleştirdi. Operasyonla tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, basın açıklamasını okudu. İmamoğlu, aile avukatlarının bile baskı altında olduğu bir ortamda adil yargılamadan bahsedilemeyeceğini vurgulayarak, keyfi gözaltı ve tutuklamaların son bulmasını, insan onuruna yakışır, evrensel adalet ilkelerine uygun bir yargılama yapılmasını talep etti. Dr. İmamoğlu, haksız ve hukuksuz esaretin 161. gününde olduklarını belirterek, devletin bu duruma sessiz kalmamasını istedi.

19 Mart operasyonunun mağdurları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı, beşinci buluşmasını yine Saraçhane Parkı'nda yaptı. Buluşmaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, İmamoğlu'nun kız kardeşi Neslihan Yakupçebioğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Parti Meclisi üyesi Berkay Gezgin, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, eski Anavatan Partisi Genel Başkanı Nesrin Nas, sanatçılar Onur Akın, Tolga Sağ, Sunay Akın ve tutuklu aileleri ile kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.

Saraçhane'deki beşinci buluşmada konuşan Dr. İmamoğlu, her hafta adalet için seslerini yükselterek umutlarını büyüttüklerini belirtti. Katılımın artmasının, bu hareketin bir vicdan çağrısı ve güçlü bir toplumsal dayanışmaya dönüştüğünü gösterdiğini ifade eden İmamoğlu, mücadeleye destek veren herkese teşekkür etti. 30 Ağustos Zafer Bayramı'na değinen İmamoğlu, bu tarihin milletin bağımsızlığa olan inancının kanıtı olduğunu vurgulayarak, milletin kendi iradesi üzerinde bir güç tanımadığını ve tanımayacağını söyledi. Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehit ve gazileri andı.

Bağımsızlığın sadece sınırları korumakla sağlanmayacağını, özgürlük, adalet ve hukukun üstünlüğüyle mümkün olduğunu belirten İmamoğlu, yargının bağımsız olmadığı, fikirlerin özgürce ifade edilemediği bir ülkede gerçek bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini ifade etti. Bugün masumiyet karinesinin hiçe sayıldığını, adil ve tutuksuz yargılanma hakkının yok edildiğini söyleyen İmamoğlu, avukatların bile baskı altında olduğunu, aile avukatları Nusret Yılmaz'ın gözaltına alınmasının adaletin kuşatıldığının en somut örneği olduğunu belirtti.

Dr. İmamoğlu, iddianamesiz davaların, aylarca süren tutuklulukların artık bir hukuk meselesi olmaktan çıkıp vicdan ve insanlık meselesi haline geldiğini söyledi. Kendilerinin keyfi gözaltı ve tutuklamaların son bulmasını, insan onuruna yakışır bir yargılama talep ettiğini vurgulayan İmamoğlu, haksız esaretin 161. gününde devletin bu çığlığa sessiz kalmamasını, ailelerin yaşadığı acıyı görmezden gelmemesini istedi. İmamoğlu, sadece kendi yakınları için değil, ülkenin vicdanı için de seslerini yükselttiklerini belirterek, annelerin gözyaşlarının, babaların sessiz çığlıklarının ve çocukların yarım kalan gülüşlerinin sebebini sorguladı. Herkesin ortak isteğinin bu acıların son bulması olduğunu vurguladı.

Bu hukuksuz ortamın sadece tutukluları ve ailelerini değil, tüm toplumun vicdanını yaraladığını dile getiren İmamoğlu, çocukların güvensizlik içinde büyüdüğünü, gençlerin geleceğe umutla bakamadığını ifade etti. Üniversite sınavında başarılı gençlerin bile torpil ve eşitsizlik yüzünden hayallerini kaybettiğini söyledi. ADA'nın, sadece mağdurlar için değil, özgürlük, eşitlik, vicdan ve adalet isteyen herkes için var olduğunu vurgulayan İmamoğlu, dik duruş sergileyen her bir aile ferdinin adalet arayışının onurlu temsilcisi olduğunu belirtti. Gözyaşıyla değil, dayanışma, ortak akıl ve umutla yola devam ettiklerini söyledi.

İmamoğlu, bu onurlu sese güç vermeye davet ederek, bu sesin sadece bugünün değil, yarınların da sesi olduğunu belirtti. Adaletin yeniden yeşereceğine, vicdanın yeniden yükseleceğine, özgürlük ve eşitliğin bu topraklara yeniden kök salacağına inandığını ifade etti. Vicdan, umut ve adaletin sesinin Saraçhane'den tüm Türkiye'ye yayılacağına inandığını söyleyen İmamoğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutlayarak, herkesi gelecek hafta yeniden Saraçhane'de buluşmaya davet etti ve 'Adalet susmaz, vicdan yenilmez' diyerek sözlerini bitirdi.

Dr. İmamoğlu'nun açıklamasının ardından, sırasıyla; İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce'nin cezaevindeyken evlendiği Filiz Kahveci Gökce, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kalender Özdemir'in kızı Sidal Özdemir ve tutuklanan gençler adına, kendisi de bir süre Silivri'de tutulan Esila Ayık söz alarak, yaşadıkları hukuksuz süreçleri kamuoyu ile paylaştı.

İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce ile cezaevinde evlenen Filiz Kahveci Gökce, her ADA buluşmasında kamuoyuyla paylaşılan hukuk ve adil yargıya aykırı uygulamaları sıraladı. Eşine sorguda yedi soru sorulduğunu belirten Gökce, bu soruların altısının iddia edildiği dönemde Gökce'nin henüz İstanbul'da çalışmaya başlamadığını, İzmir'de genel sekreterlik görevini sürdürdüğünü söyledi. Yedinci sorunun ise kamu yararına açık ve şeffaf bir ihale hakkında olduğunu belirten Gökce, eşinin suçunun, 'Devletin verilerinden farklı verileri açıklarsanız, böyle paketlenirsiniz!' şeklinde açıklanan, doğru ve gerçek verileri açıklayarak halkın aldatılmasını önlemeye çalışan bir bilim insanı olması olduğunu dile getirdi. Tutuklanma sürecinin bu haksızlığın bir aynası olduğunu belirtti.

Gökce, 19 Mart sabahı kendi evine baskın yapıldığını, nişanlısı olan Gökce'nin o tarihte resmi ikametgahı olan lojmanında kaldığını anlattı. Kendisi evde olmamasına rağmen uyandığında telefonundaki cevapsız çağrıları gördüğünü, aradığında başsavcılıktan geldiklerini, arama emriyle evini çilingirle açtıklarını öğrendiğini söyledi. En büyük duasının 15 yaşındaki oğlunun evde olmaması ve bu zulme maruz kalmaması olduğunu dile getiren Gökce, daha ilk günden aileye, eşlere ve çocuklara gözdağı verme operasyonuna kurban gittiklerinin çok açık olduğunu belirtti. Ertesi gün Buğra Gökce ile el ele Vatan Emniyet'e gittiklerini ve eşini ağlayarak uğurladığını söyledi. Gazetelerde ise yakalandığı ve kaçma şüphesiyle tutuklandığı yazıldığını ifade etti.

Filiz Kahveci Gökce, bir aydan fazla birbirlerini hiç göremediklerini ve konuşamadıklarını anlattı. İlk kez camın arkasından, bir telefon ahizesiyle konuşabildiklerinde, birlikte planladıkları evlilik hayalinden vazgeçmemeye, zulmün karşısında aşkla ve umutla direnmeye karar verdiklerini söyledi. Ailelerine son ana kadar nikaha katılma izni bile vermek istemeyen bir anlayışa karşı direndiklerini, seslerini yükselterek birlik olduklarını ve oluşan kamuoyu baskısıyla nikah saatine dakikalar kala izin çıktığını ve bu özel anı beraber yaşayabildiklerini belirtti. Gökce, yan yana geldiklerinde ve birlik olduklarında tüm baskılara rağmen kazandıklarını gördüklerini ve bundan korkulduğunu söyledi. Bu yüzden hala nikah fotoğraflarını vermediklerini, Ekrem İmamoğlu'nun sesini ve görüntüsünü yasakladıklarını belirtti. Gökce, bu fotoğrafların haksızlığa ve zulme karşı dik duran onurun ve dayanışmanın sembolü olacağını bildiklerini dile getirdi.

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kalender Özdemir'in kızı Sidal Özdemir de yaşadıkları süreci anlattı. Haksız yere 5,5 aydır tutuklu bulunan babasının kalbinin temiz olduğunu bildiklerini, ömrünü ülkesine hizmete adamış bir insana yapılanların adalete ve vicdana sığmadığını belirtti. Hiçbir kanıt ve somut delil olmadan babasının ve diğer yol arkadaşlarının 5,5 aydır cezaevinde tutulmasından dolayı içinin yandığını söyledi. Geçtiğimiz cuma günü babasının kalp krizi geçirdiğini, ancak ailesi olarak bunu üç gün sonra öğrendiklerini ifade eden Özdemir, bir babanın kalbi durma tehlikesiyle karşı karşıya olmasına rağmen kendilerine haber verilmemesinin ağır bir acı olduğunu belirtti.

Sidal Özdemir, hastaneye koştuklarında kapıların yüzlerine kapatıldığını, avukatlarına bilgi verilmediğini anlattı. Cezaevi doktorunun babasının acilen bir kalp damar hastalıkları hastanesine götürülmesi gerektiğini söylemesine rağmen, 5 saat boyunca bir cezaevi aracında jandarmalarla dolaştırıldığını belirtti. Koğuştan koğuşa gidildiğini ve diğer kalp hastası mahkumlarla birlikte, kalp krizi geçirmiş halde 5 saat boyunca ölüme sürüklendiğini söyledi. O 5 saatte ilaçlarını içmek için bir bardak su istediğini, ancak bir bardak suyun bile verilmediğini dile getiren Özdemir, yıllarca ülkesine hizmet etmiş bir insana bir bardak suyu çok gördüklerini ifade etti.

Sidal Özdemir, babasının o 5 saatte ölmesi durumunda hesabını kimin vereceğini ve bir insanın hayatının bu kadar ucuz olup olmadığını sordu. Yıllar önce kalp krizi geçiren ve kalbine stent takılan babasının Silivri Cezaevi'nin ağır koşullarında ölüme terk edildiğini söyledi. Geçtiğimiz cuma günü babasının yeniden kalp krizi geçirdiğini ve üç stent daha takıldığını, şimdi kalbinin daha yorgun olduğunu belirten Özdemir, bir evladın babasının kalbinin atıp atmadığını düşünerek yaşamasının reva olmadığını söyledi.

Sidal Özdemir, Adalet Bakanı'na ve tüm vicdan sahiplerine seslenerek, bir insanın hayatından daha değerli hiçbir şeyin olamayacağını vurguladı. Siyasetin, makamın ve gücün bir insanın nefesinden daha önemli olmadığını dile getirdi. Babasını kaybetmek istemediklerini ve bunun sadece kendi yuvalarında bir yangın çıkarmayacağını, ülkenin vicdanında da kapanmaz bir yara açacağını söyledi. Suçsuz, temiz bir babanın kalp krizi geçirmiş halde ölüme terk edilmesinin herkesin vicdanında kanayan bir yara olduğunu ifade etti. Babasının geri dönüşü olmayacak bir durum yaşanmadan acilen tahliye edilmesini talep eden Özdemir, adaletin sadece hüküm vermek ve cezalandırmak değil, en zor anda bir insanın yaşamını koruyabilmek olduğunu söyledi.

Saraçhane eylemlerinde anayasal hakkını kullandığı için 37 gün boyunca cezaevinde kalan üniversite öğrencisi Esila Ayık da bir konuşma yaptı. Kendisini, özgür ve adil bir Türkiye dileyen gençlerden biri olarak tanımlayan Ayık, cezaevinde olan arkadaşları için geldiğini belirtti. Seçilmiş belediye başkanlarının ve çalışanlarının tutuklandığı bu süreçte, gençlerin hak ve adalet arayışının tehdit olarak görülmesinin, birçok gencin topluca tutuklanmasına neden olduğunu söyledi. Kendisinin 37 günlük tutukluluktan sonra serbest bırakıldığını, ancak Saraçhane'nin 100. gün anmasında tutuklanan 13 arkadaşının halen 59 gündür Silivri Cezaevi'nde tutsak olduğunu belirtti.

Esila Ayık, 13 arkadaşının yanı sıra tahliye olduktan 10 gün sonra tekrar tutuklanan Bekir Aslan'ın durumuna değindi. Tutukluluğu sırasında Bekir'in kendisinden Belçika çikolatası istediğini, ancak çikolatasını alıp Belçika'dan döndüğünde Bekir'in yeniden tutuklandığını anlattı. Bekir'in çikolatasının evde durduğunu söyleyerek, 'Bekir çikolatasını ne zaman yiyecek?' diye sordu. Gençlerin tek dileği adil, sanat ve bilim alanında gelişmiş bir Türkiye iken, kendilerine ve ailelerine ödetilen bu bedelin vicdana sığmadığını ifade etti. Vatan sevgisiyle dolu genç üniversite öğrencilerinin hapsedilmesinin ve kanser hastası Murat Çalık'ın ölüm riskine rağmen tahliye edilmemesinin vicdana sığmayacağını vurguladı. Kanser hastasının cezaevinde hayata tutunmasının neredeyse imkansız olduğunu söyleyen Ayık, kendi tutukluluğu sırasında aynı koğuşta olduğu Müzeyyen Abla'nın tek düşüncesinin 3 yaşındaki çocuğu olduğunu, bir annenin evlatlarına olan özlemine ve kederine şahit olduğunu belirtti.

Esila Ayık, olayın politik yanından ziyade vicdani tarafına odaklanmak istediğini belirterek, hiçbir vatandaşın adil yargılamaya karşı çıkacağını düşünmediğini söyledi. Yargılama sürecinin somut delillerle, halka açık ve adil bir şekilde görülmesinin herkesin arzusu olduğunu ifade eden Ayık, yargılama sürecinin bir insanın hayatta kalmasına engel olmaması gerektiğini vurguladı. Kendi tutukluluğu nedeniyle üç dersini gelecek sene tekrar etmesi gerektiğini söyleyerek, yargılama sürecinin öğrencilerin eğitim hakkını elinden almaması gerektiğini belirtti. Ayık, konuşmasını 13 tutuklu arkadaşının isimlerini okuyarak bitirdi ve herkesin tek dileğinin bu arkadaşlar için adaletin bir an önce tecelli etmesi ve tüm tutuklu öğrencilerin, tutsakların, belediye başkanlarının ve çalışanlarının tahliye olması olduğunu söyledi.

"MANŞET" HABERLERİ

HY RADYO DİNLE
HY TV İZLE

SON HABERLER

HAVA DURUMU
NÖBETÇİ ECZANELER

YAZARLAR

GAZETE MANŞETLERİ
TV'DE BUGÜN
RÜYA TABİRLERİ
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ
8 Şubat 2026 Pazar

PUAN DURUMU

Süper Lig
1. Lig
2. Lig
3. Lig

ALTIN FİYATLARI

Altın Alış Satış Fark
Ons $4.952,46 $4.953,12 %2,97
Gram 6.942,61 6.943,53 %3,13
Gram Has 6.907,89 6.908,81 %3,13
Çeyrek 11.654,37 11.950,65 %0,11
Yarım 23.235,90 23.901,30 %0,11
Tam 46.617,47 47.656,41 %0,11
Cumhuriyet 48.452,00 49.182,00 %2,40
Ata 48.074,27 49.410,64 %0,11
14 Ayar 4.151,87 4.166,28 %0,11
18 Ayar 5.317,31 5.335,76 %0,11
22 Ayar 6.642,99 6.666,05 %0,11
İkibuçuk 116.543,68 118.702,48 %0,11
Beşli 236.000,95 241.205,78 %0,11
Gremse 116.543,68 119.506,50 %0,11
Reşat 48.074,27 49.410,64 %0,11
Hamit 48.074,27 49.410,64 %0,11
Gümüş 108,56 108,67 %5,38
Platin 2.954,69 2.959,36 %5,42
Gram Paladyum 2.389,74 2.397,95 %3,34

DÖVİZ KURLARI

Döviz Alış Satış Fark
USD 43,5986 43,6062 %0,16
EUR 51,5695 51,6027 %0,37
GBP 59,3968 59,4554 %0,61
CHF 56,2197 56,2519 %0,53
CAD 31,9238 31,9391 %0,46
RUB 0,5660 0,5664 %-0,17
AED 11,8695 11,8731 %0,16
AUD 30,5974 30,6118 %1,24
DKK 6,9006 6,9046 %0,50
SEK 4,8342 4,8394 %0,61
NOK 4,5075 4,5109 %1,46
JPY 0,2772 0,2783 %-0,04
KWD 141,7062 142,1105 %0,21
ZAR 2,7194 2,7224 %1,54
BHD 115,6370 115,6571 %0,15
LYD 6,8931 6,8943 %0,71
SAR 11,6118 11,6411 %0,15
IQD 0,0333 0,0333 %0,15
ILS 14,0459 14,0484 %0,89
IRR 0,0001 0,0001 %-99,72
INR 0,4816 0,4817 %-0,16
MXN 2,5264 2,5269 %1,30
HUF 0,1364 0,1364 %0,99
NZD 26,2405 26,2451 %1,11
BRL 8,3557 8,3572 %1,18
IDR 0,0026 0,0026 %0,26
CZK 2,1282 2,1286 %0,70
PLN 12,2190 12,2211 %0,63
RON 10,1194 10,1281 %0,53
CNY 6,2904 6,2927 %0,30
ARS 0,0305 0,0305 %0,89
ALL 0,5343 0,5344 %0,50
AZN 25,6462 25,6507 %0,16
BAM 26,2816 26,2862 %2,41
CLP 0,0509 0,0510 %1,49
COP 0,0118 0,0118 %0,52
CRC 0,0879 0,0880 %0,16
DZD 0,3356 0,3356 %0,24
EGP 0,9304 0,9306 %0,27
HKD 5,5795 5,5805 %0,16
ISK 0,3554 0,3555 %0,31
KRW 0,0298 0,0298 %0,48
KZT 0,0881 0,0881 %-0,26
LBP 0,0005 0,0005 %4,87
LKR 0,1409 0,1410 %0,18
MAD 4,7495 4,7503 %0,15
MDL 2,5670 2,5675 %-0,42
MKD 0,8349 0,8350 %0,18
MYR 11,0432 11,0451 %0,14
OMR 113,3874 113,4072 %0,15
PEN 12,9488 12,9511 %0,01
PHP 0,7452 0,7453 %0,60
PKR 0,1557 0,1561 %0,32
QAR 11,9669 11,9817 %0,15
RSD 0,4388 0,4400 %0,34
SGD 34,2972 34,3032 %0,45
SYP 0,3774 0,3775 %0,15
THB 1,3831 1,3833 %1,05
TWD 1,3793 1,3795 %0,35
UAH 1,0164 1,0166 %0,78
UYU 1,1280 1,1282 %0,00
GEL 16,1776 16,1804 %0,53
TND 15,3139 15,3165 %1,95
BGN 26,1574 26,4107 %-0,06
YOL DURUMU
Sitemizde deneyiminizi geliştirmek, tercihlerinizin hatırlanması, reklamları ve içeriği kişiselleştirmek için çerezler kullanılmaktadır.