CHP Genel Başkanı Özgür Özel: "'Birinci partiyim' diyeni seçime bekliyorum. Kendine güveneni seçime bekliyorum. Kasımpaşa delikanlısıysan seçime bekliyorum"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Özel, demokrasinin ve sandığın korunmasının önemine vurgu yaparak, kendilerine yönelik operasyonları eleştirdi ve iktidara erken seçim çağrısında bulundu. Ayrıca, eski bir hakimin adını vererek yolsuzluk iddialarını gündeme getirdi ve iktidarın siyasi ahlak yasasına karşı tutumunu sorguladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel:
5 Temmuz 2025 Cumartesi, 16:45

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kimseyi darbe veya kaba kuvvetle tehdit etmediklerini belirtti. Ancak, birisinin darbeye kalkışması, sandığı almaya çalışması veya başka yollarla milletin elinden seçimi almaya kalkışması durumunda milletin kendi elleriyle sandığı geri getireceğini ifade etti. Hiç kimsenin fazla kabadayılığa girişmemesi gerektiğini söyleyen Özel, sandığın geleceğini ve herkesin gideceğini vurguladı. 2 Kasım'da yüreği yeteni, birinci parti olduğunu söyleyeni, kendine güveneni ve Kasımpaşa delikanlısı olanı seçime beklediğini dile getirdi. Silivri'de yatan Ekrem Başkan'ın afişinin, fotoğrafının, pankartının ve sesinin yasaklandığını söyleyerek, bir vesikalığının dahi onları yeneceğini iddia etti ve iktidara "Hadi senin devletin bütün imkanlarına karşı Ekrem Başkan'ın bir vesikalığı. Var mı cesaretin?" diye meydan okudu.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), CHP'li belediyelere yönelik yeni operasyonlar sonrasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı. MYK'nın ardından Özgür Özel basın açıklaması yaptı.

Özel, Türkiye'nin bir yol ayrımında olduğunu, tüm muhalefetin, AK Parti ve MHP'nin siyasetinin dahi tehdit altında olduğunu dile getirdi. Bir avuç insanın bu ülkeyi vesayetle yönetmeye kararlı olduğunu ve devletin bin yıllık geleneğinin tehdit altında olduğunu savundu. Artık bu mücadelenin ya demokrasi ya da otokrasi mücadelesi olduğunu, sandığa sahip çıkma mücadelesi olduğunu ifade etti. Herkesin tarihteki yerini alacağını, bir tarafta sandığı koruyanların, diğer tarafta ise Tayyip Bey'e ve onun korkularına teslim olanların olacağını belirtti. Devletin şerefli yargı mensuplarını, bürokratlarını ve vicdan sahibi siyasetçilerini bir kez daha uyararak, Yargıtay Başkanı'nın, Meclis Başkanı'nın, Türk Hava Yolları Genel Müdürü'nün ve AK Partili belediye başkanlarının sorgulanmadığı sorularla CHP'li belediye başkanlarına soru sorulamayacağını söyledi. Bin katı yolsuzluk varken ispatsız bir meseleden kimsenin tutuklu yargılanamayacağını vurguladı.

"Akın Gürlek'e soruyorum..."

Özel, bu operasyonun kirli bir operasyon olduğunu ve başına bir siyasetçi yollandığını bir kez daha ifade etmek istediğini belirtti. Akın Gürlek'in önceden kararları çok tartışılan bir hakimken, sonrasında Ankara'ya Bakan Yardımcısı olduğunu, bunun da Erdoğan'ın ifadesiyle siyasi bir makam olduğunu söyledi. Anayasanın siyasete atılanın kürsüye dönmesini yasakladığını, bu Bakan Yardımcılığı zırvasının Anayasa'nın bu yasağından sonra yazıldığını ve boşluktan yararlanılarak bu göreve getirilen kişinin, henüz 35 yaşındayken kendisinden kıdemli herkesin önüne geçip AK Parti kontrolündeki İBB'den lüks makam aracını 540 gün kullandığını, yanındaki arkadaşı en mütevazı araca binerken HGS'sini, benzinini, şoförünü ve bakımını AK Parti döneminde İBB'ye yaptırdığını ifade etti. Hiçbir başsavcının talep etmediği, oturmadığı boğazda manzaralı villanın kendisine hazırlandığını, utanmadan 'Tayini başlamadan tadilat başlamıştı' denildiğini söyledi. Milyonluk tadilatlar yaptırıldığını, eve havuz yaptırıldığını, kaçak müştemilat yapıldığını, devletin lojmana ve tadilatına ayıracağı paranın 200 katı paranın ödendiğini belirtti. O paraların nereden hareketlendiğinin tek tek belli olduğunu ve bir savcının bir gün bunlara bakacağını dile getirdi. Lüks yat şirketleriyle ahbaplık yapıp, alıcı gözüyle 87 yıllık maaşıyla alamayacağı yatı gezip, 'Bu yat nasıl olur, kaça olur?' diyen adamın bu milletin kör kuruşunu koruyacağını kimsenin sanmaması gerektiğini söyledi. Buradan kendisine Tuzla'da bir yazlık villa olup olmadığını sordu. Aileden herhangi birinin kredi kartlarını Vanlı bir iş adamının ödeyip ödemediğini, Vanlı bir iş adamının kendisini bu borçlardan azade edip etmediğini sordu. Üsküdar'da büyük bir projeden bir daire alınıp da bir yakına yapılıp yapılmadığını sordu.

"Kırmızı bülten çıkararak, teker teker hesap soracağız"

Özel, bir yandan millete ahlak dersi verip, bir yandan paçadan pislik akacağını söyledi. 'Yol belli, iş o raddeye gelince öncekinin kaçtığı delikten kaçarım yurtdışına' diyenlere seslenerek, öncekilerin kaçtığı delikten kaçacaklarını ama onları geri getirmeyeceklerini, çünkü suçu birlikte işlediklerini belirtti. Zekeriya Öz'ün gelmeyeceğini, gelirse bugün Türkiye'de birçok görevde olan adamın ne pislikleri olduğunun, eski yaptıklarının ortaya çıkacağını söyledi. İktidardayken yurtdışına kaçmış olanların buraya gelmesinden neden çekindiklerini sorarak, kırmızı bülten çıkaracaklarını ve getirteceklerini, tek tek hesap soracaklarını vurguladı. Kimin kredi kartı borçlarını kimin azat ettiğini, kimin gidip gişeden ödediğini göreceklerini söyledi. Gişeden yatırılan nakit kredi kartı ödemelerinin bulunmayacağını mı sandıklarını, sadece kendilerini mi akıllı sandıklarını sordu. Bu kadar pisliğin içinde bir de güya temiz eller operasyonu gibi operasyon yapılıyormuş havası yaratıldığını dile getirdi. Açık açık bütün AK Partililere seslenerek, 'Var mısınız?' diye sordu. 2019'dan beri Siyasi Ahlak Kanunu Teklifi verdiklerini, son imzanın yine kendisine ait olduğunu belirtti. 'Bir önceki dönem verdiğimiz kanunları yenilerim' dediğini, böyle bir usul olduğunu söyledi. Verdikleri kanunun 'Siyasi Ahlaksızlıkla Mücadele ve Siyasi Etik Kanunu' olduğunu, sayfalarca hazırlandığını ifade etti. Bu kanunu kendilerinin istediğini, iktidarın ise istemediğini belirtti. Avrupa Birliği'nin vize serbest dolaşımı için siyasi ahlak kanununu geçirmeyi şart koştuğunu, dönemin Başbakanının da çağrıda bulunduğunu ve kendisinin derhal açıklama yaparak 'İki elimizi birden kaldırırız' dediğini söyledi. O gün Davutoğlu'nun 'Siyasi etik kanunu' dediğini, kendisinin 'İki elle destek' dediğini, bütün Cumhuriyet Halk Partililerin bu konuyu konuştuklarını dile getirdi. Saraya çağrılan o zaman tarafsız Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Davutoğlu'na 'İl ve ilçe başkanı bulamazsın bu kanunu çıkarırsan' dediğini, Davutoğlu ve Erdoğan'ın yaşadığını ve inkar edenin olmadığını belirtti.

"AK Partililer var mısınız? Gelin beş ve 10 yıl geriye dönük olarak kim ne kadar zenginleşmiş hepsini görelim"

Özel, AK Parti'nin il ve ilçe başkanı bulamadığını, siyasi ahlak kanunu çıkarırsa siyasetin finansmanı, seçimlerin finansmanı, siyasi partilerin alabileceği yardım, milletvekillerinin, kendi belediye başkanlarının şeffaf mal durumları gibi konuların şeffaflaşacağını söyledi. Ayrıca, Mahmut Tanal'ın üç yıl önce, bu sene de Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'ın verdikleri teklifte Cumhurbaşkanı, bakanlar, meclis başkanları, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakan yardımcıları, eşleri, belediye başkanlarının beş ve 10 yıl geriye dönük olarak MASAK eliyle tüm kamu kayıtları açıklanarak son beş ve 10 yılda edindiği malların açıklanmasını istediklerini belirtti. İktidara 'Var mısınız?' diye sorarak, gözlerinin içine baka baka AK Partililere seslenerek, beş ve 10 yıl geriye dönük olarak kimin ne kadar zenginleştiğini görmeyi teklif etti. Belediye başkanları ve birinci derece yakınları için de aynı şeyi sordu. Utanmazlığın bir haddi olduğunu, kendi elindeki pisliği biz kir göstermiyoruz diye bembeyaz bir sayfa olan CHP belediyeciliğine çamur atmaya çalıştıklarını söyledi. Bu kadarına gerçekten şapka çıkarılacağını, hem bu kadar kirli bir işin içinde olacaklarını hem de kendilerinin bildiğini belirtti. AK Parti'de bu belediyecilik meselesinde kirin, çamurun, pisliğin paçadan akmadığını söyleyen olursa namert ve şerefsiz olacağını, çıkıp birinin konuşmasını istedi. Suçsuz günahsız insanları kötülemenin kolay olduğunu dile getirdi.

"Madem birinci partisin, gel. Allah’ın korkağı. Allah’ın korkağı, sen birinci parti olsan parende atarak sandığa gidersin"

Özel, herkese eşit uygulanacak bir yasa çıkarmayı, özel yetkili savcılıklar ve mahkemeler kurmayı teklif etti. Ancak bunların liyakatine herkesin inandığı, güvendiği, AK Gençlik'ten devşirme, avukat bürosundan, AK Parti Gençlik Kollarından kürsüye oturtulanlardan değil, gerçekten tarafsızlığına, gerçekten vicdanına güvenilen, her türlü güvencesi olanlardan olması gerektiğini söyledi. Bu kadar terbiyesizliğin, utanmadan sıkılmadan kendi durumunu karşı tarafa söyleyip, elindeki televizyon ve gazeteyle milleti inandırmaya çalışmamasını istedi. Buradan Erdoğan'a bir kez daha meydan okudu. Yurtdışından dönüşte uçakta, 13.00'e kadar ambargolu, 13.00'te bütün televizyonların vereceği kayıtların nasıl olduğunu sordu. Bütün gazetecilere seslenerek, 'Soruyu ben kendi kafamdan sordum' diyenin çıkmasını istedi. Soruların belli olduğunu, cevapları Erdoğan'ın verdiğini, kayıt alıp almadıklarını, bir tane bant kaydını yayınlayacak veya arayıp dinletecek birinin olup olmadığını sordu. Kayıt yasağı olduğunu, kimin kaydettiğini, İletişim Başkanlığı'nın kimin redakte ettiğini, virgülüne, noktalı virgülüne kadar her şeyin belli olduğunu dile getirdi. Sorunun çok net bir şekilde, 'Cumhuriyet Halk Partisi, meydanlara topluyor' derken sorunun içinde 'meydanlar' ibaresi olduğunu, 'çağırıyorlar ama meydanlar kalabalık değil' dendiğini belirtti. Meydanlar kalabalık değilse kendi belasını, kalabalıksa öyle yazanın belasını vermesini istedi. Milletin meydanın kalabalık olup olmadığını görmediğini mi sandığını sordu. 'CHP anketlerde önde olduğunu iddia ediyor' dendiğini, Erdoğan'ın ise neresi yaralıysa oradan cevap verdiğini, 'Onlar kadar biz de anket yaptırıyoruz. AK Parti birinci partidir' dediğini aktardı. Sorun olmadığını, hodri meydan 2 Kasım Pazar diyerek, madem birinci parti olduğunu, gelmesini ve aday olabildiğini, oy vereceklerini, Meclis'te erken seçim kararını aldıracaklarını söyledi. Madem birinci parti olduğunu, gelmesini, 'Allah'ın korkağı' diyerek, birinci parti olsa parende atarak sandığa gideceğini ifade etti.

"Orada oturacağıma ilk seçimlerde siz sepetlenene kadar hapiste yatmayı göze almışım ben"

Özel, Cumhuriyet Halk Partisi'nin birinci parti olduğunu ve farkı her geçen gün açtığını söyledi. Karşı tarafın her geçen gün yetişemediği için 'Akın koş, çelme tak' dediğini belirtti. Dün çelmenin adının İstanbul, bugün Adana, öbür gün Adıyaman, öbür gün Antalya olduğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi'nde yolsuzluk yapan, hırsızlık yapan, suça bulaşan varsa Allah'ın da kendilerinin de belasını vereceğini belirtti. Ama bu kadar tertemiz insanlara 108 gündür iftira atıldığını dile getirdi. Şimdi çıkmış, Adıyaman'a, Antalya'ya, Adana'ya saldırdıklarını, çünkü günlerdir kendisine 'Gel Ankara'da otur' diye yalvardıklarını söyledi. Güya mitinglerden rahatsız değilmiş, 'Ankara'da otur, İstanbul'da miting yapma' dendiğini, açık açık 'Ekrem'i bırak' denildiğini aktardı. Tepesine bir tane de kılıç koyulduğunu, yok 30 Haziran, yoksa 8 Eylül denildiğini, 'Gel partinin başına geç' denildiğini belirtti. Onların icazetiyle partinin başında oturmaktansa namusuyla Silivri'de Ekrem Başkanın yanında seçime kadar yatmayı göze aldığını söyledi. 'Yok öyle şey' diyerek, 'Ankara'da otur, Ankara siyaseti yap' diyenlere bu akşam Amasya siyaseti yapacağını, 20.30'da canlı yayında meydanda Adıyaman'da da, Adana'da da, Antalya'da da yayınlanacağını belirtti. Çarşamba akşamı İstanbul'da, ya Sancaktepe ya Kartal'da yine 'Diplomasız Erdoğan' diye bağıracaklarını, çatlayacaklarını, yine 'Erdoğan istifa' diye bağıracaklarını, patlayacaklarını söyledi. Bu kadar vicdansızlık, insafsızlık, yüzsüzlük varken halen daha rüşvet teklif edildiğini dile getirdi.

''Siyasi rüşvet teklif ediyorlar''

Siyasi rüşvet teklif ettiklerini, Özgür Özel'in gelip arkadaşlarını savunmayı bırakacağını, partisini bırakacağını, oturacağını söylediler. Orada oturmaktansa ilk seçimlerde kendileri sepetlenene kadar hapiste yatmayı göze aldığını belirtti. Susturmanın bir yolu olduğunu, onu da anam, babam, evladım üzülmesin diye kendisinin söylemediğini, yiyorsa susturmasını istedi. O zaman da bu milletin ne yapacağını bileceğini söyledi. Meydandan korkma meselesine gelince, korkmasını istedi. O meydanlarda şu anda prova yaptıklarını, 81 ilde fragman izlediklerini, kendisinin ise korku filmini izleteceğini belirtti. Gün geleceğini, sandığı ortadan kaldırmaya kalkmamasını, efendi gibi sandıkla gideceğini söyledi. 2 Kasım'ın ortada olduğunu, 2 Kasım'da sandık koymazsa kasıma kendisinin bir sandık koyacağını, koyup koymayacaklarını hep beraber göreceklerini dile getirdi. Sandığı elden almaya kalkarsa, sandığı hangi ellerle kurdularsa, o ellerle kurtaracaklarını vurguladı. O ellerin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, İsmet Paşa'nın elleri olduğunu, memleketi önce kurtaran, sonra da 'biz kazandık' diye kılıçla, kalkanla, tüfekle değil sandıkla yöneten eller olduğunu belirtti. O sandık kurulana kadar ne mücadele verildiyse, o sandık korunsun diye de o mücadelenin verileceğini söyledi. Ondan sonra Mısır'daki meydanı izledikleri gibi televizyondan Türkiye'deki o demokrasi meydanlarını izleyeceklerini ifade etti.

"Hadi senin devletin bütün imkanlarına karşı Ekrem Başkanın bir vesikalığı"

Kimseyi darbe ile tehdit etmediklerini, kimseyi kaba kuvvetle tehdit etmediklerini, ancak birisi darbeye kalkarsa, sandığı almaya kalkarsa, birtakım yollarla bu milletin elinden seçimi almaya kalkarsa bu milletin kendi elleriyle sandığı geri getireceğini tekrarladı. Hiç kimsenin fazladan kabadayılığa girişmemesi gerektiğini, sandığın geleceğini, herkesin gideceğini vurguladı. 2 Kasım'da yüreği yeteni seçime beklediğini, 'Birinci partiyim' diyeni seçime beklediğini, kendine güveneni seçime beklediğini, Kasımpaşa delikanlısıysa seçime beklediğini söyledi. 'Bizim yiğidim, aslanım Silivri'de yatıyor' diyerek, afişini, fotoğrafını, pankartını, sesini yasaklattıklarını, ancak bir vesikalığını koyacaklarını ve yine onları yeneceğini iddia etti. 'Hadi senin devletin bütün imkanlarına karşı Ekrem Başkanın bir vesikalığı. Var mı cesaretin?' diye meydan okudu. Karşılarına çıkmasını, el mi yaman bey mi yaman göreceklerini, bu milletin kimi seçtiğini göreceklerini söyledi. Devletin ordusuna, hakimine, savcısına, MİT'ine güvenip kumpasla, planla, programla bu işin başında kalamayacaklarını belirtti. Bu ülkenin bu sandığı nasıl getirdiyse öyle koruyacağını, bugün uçakta 'Özgür Özel halkı sokağa davet ediyor' diye sordurduklarını söyledi. Ettiği gün, 'Sokağa davet ediyorum' dediğinde geldiklerini, 10 gün yasak koyduklarında 1 milyon kişinin her gece toplandığını dile getirdi.

"Demokrasi eylemlerine davet ediyorum''

Şimdi halkı eylem yapmak üzere önceden bildirdikleri, etrafında güvenlik önlemlerinin alındığı meydanlarda demokrasi eylemlerine davet ettiğini söyledi. Sokağa davet edeceği günü kendisinin bileceğini, o gün karşı tarafın ne hale düşeceğini kendisinin düşünmesi gerektiğini belirtti. Ancak kendisine bu milleti sokağa davet ettirmemesini, aklını başına toplamasını istedi. Yarından itibaren bundan sonraki süreci tartışmak üzere yarın akşamüstü Parti Meclisi'nin, Pazartesi günü Bolu'da duruşmada olacağını, erken saatlerde il başkanı, kendisi geldikten sonra il başkanları toplantısı, akşamüstü bütün milletvekilleriyle toplantı, akabinde Merkez Yönetim Kuruluyla alınan bütün kararların toplanması ve bundan sonraki sürecin değerlendirileceğini söyledi. Bugün dünden daha kararlı olduklarını, yarın da bugünden daha kararlı olacaklarını belirtti. Herkesin hesabını, kitabını buna göre yapacağını, bir adım geri adım atanın namert olduğunu, bir kelime eksik konuşanın namert olduğunu, bir santim alçalanın, bir santim eğilenin namert olduğunu vurguladı. Bir kelime eksik konuşurlarsa bu milleti susturacaklarını, bir adım geri giderlerse bu ülkeyi 100 yıl geri götüreceklerini, bir santim eğilirlerse bu millete diz çöktüreceklerini dile getirdi.

''Sen yüzde 29 ile orada oturtmam''

Bu milletin karşısında millete saygı duyacaklarını, kendilerinin diz çökeceklerini söyledi. 24 yıldır kendilerini seçtiklerini, bir teşekkür etmediklerini, bir kere seçmediklerinde burunlarından getirdiklerini, seçme haklarını ellerinden aldıklarını, seçtikleri belediye başkanlarını aldıklarını, geleceğin Cumhurbaşkanını hapse attıklarını belirtti. Bunun tarihin önemli bir kırılma noktası olduğunu, bundan sonraki süreçte de herkesin ayağını denk almasını istedi. Erdoğan'a son sözünü söyledi: Eski hocasının, Erbakan hocanın oğlu da iştirak edince çok ağrına gittiğini, tekrar ettiğini, yüzde 29 ile orada oturtmayacaklarını belirtti. Hiç rahat etmemesini, aparatlarına güvenmemesini, etrafındaki şakşakçılara bakmamasını söyledi. Birilerinin altını oyduğunu, birilerinin kazan kaynattığını, birilerinin gaz verdiğini, 'Bir şey olmaz, sen şöyle yaparsın, böyle yaparsın' dediklerini ifade etti. Kendilerinden büyük bir millet olduğunu, milletin dediği olacağını, kendilerinin millet ne derse orada olacaklarını söyledi.

"MANŞET" HABERLERİ

HY RADYO DİNLE
HY TV İZLE

SON HABERLER

HAVA DURUMU
NÖBETÇİ ECZANELER

YAZARLAR

GAZETE MANŞETLERİ
TV'DE BUGÜN
RÜYA TABİRLERİ
BURÇ YORUMLARI
NAMAZ VAKİTLERİ
8 Şubat 2026 Pazar

PUAN DURUMU

Süper Lig
1. Lig
2. Lig
3. Lig

ALTIN FİYATLARI

Altın Alış Satış Fark
Ons $4.952,46 $4.953,12 %2,97
Gram 6.942,61 6.943,53 %3,13
Gram Has 6.907,89 6.908,81 %3,13
Çeyrek 11.654,37 11.950,65 %0,11
Yarım 23.235,90 23.901,30 %0,11
Tam 46.617,47 47.656,41 %0,11
Cumhuriyet 48.452,00 49.182,00 %2,40
Ata 48.074,27 49.410,64 %0,11
14 Ayar 4.151,87 4.166,28 %0,11
18 Ayar 5.317,31 5.335,76 %0,11
22 Ayar 6.642,99 6.666,05 %0,11
İkibuçuk 116.543,68 118.702,48 %0,11
Beşli 236.000,95 241.205,78 %0,11
Gremse 116.543,68 119.506,50 %0,11
Reşat 48.074,27 49.410,64 %0,11
Hamit 48.074,27 49.410,64 %0,11
Gümüş 108,56 108,67 %5,38
Platin 2.954,69 2.959,36 %5,42
Gram Paladyum 2.389,74 2.397,95 %3,34

DÖVİZ KURLARI

Döviz Alış Satış Fark
USD 43,5986 43,6062 %0,16
EUR 51,5695 51,6027 %0,37
GBP 59,3968 59,4554 %0,61
CHF 56,2197 56,2519 %0,53
CAD 31,9238 31,9391 %0,46
RUB 0,5660 0,5664 %-0,17
AED 11,8695 11,8731 %0,16
AUD 30,5974 30,6118 %1,24
DKK 6,9006 6,9046 %0,50
SEK 4,8342 4,8394 %0,61
NOK 4,5075 4,5109 %1,46
JPY 0,2772 0,2783 %-0,04
KWD 141,7062 142,1105 %0,21
ZAR 2,7194 2,7224 %1,54
BHD 115,6370 115,6571 %0,15
LYD 6,8931 6,8943 %0,71
SAR 11,6118 11,6411 %0,15
IQD 0,0333 0,0333 %0,15
ILS 14,0459 14,0484 %0,89
IRR 0,0001 0,0001 %-99,72
INR 0,4816 0,4817 %-0,16
MXN 2,5264 2,5269 %1,30
HUF 0,1364 0,1364 %0,99
NZD 26,2405 26,2451 %1,11
BRL 8,3557 8,3572 %1,18
IDR 0,0026 0,0026 %0,26
CZK 2,1282 2,1286 %0,70
PLN 12,2190 12,2211 %0,63
RON 10,1194 10,1281 %0,53
CNY 6,2904 6,2927 %0,30
ARS 0,0305 0,0305 %0,89
ALL 0,5343 0,5344 %0,50
AZN 25,6462 25,6507 %0,16
BAM 26,2816 26,2862 %2,41
CLP 0,0509 0,0510 %1,49
COP 0,0118 0,0118 %0,52
CRC 0,0879 0,0880 %0,16
DZD 0,3356 0,3356 %0,24
EGP 0,9304 0,9306 %0,27
HKD 5,5795 5,5805 %0,16
ISK 0,3554 0,3555 %0,31
KRW 0,0298 0,0298 %0,48
KZT 0,0881 0,0881 %-0,26
LBP 0,0005 0,0005 %4,87
LKR 0,1409 0,1410 %0,18
MAD 4,7495 4,7503 %0,15
MDL 2,5670 2,5675 %-0,42
MKD 0,8349 0,8350 %0,18
MYR 11,0432 11,0451 %0,14
OMR 113,3874 113,4072 %0,15
PEN 12,9488 12,9511 %0,01
PHP 0,7452 0,7453 %0,60
PKR 0,1557 0,1561 %0,32
QAR 11,9669 11,9817 %0,15
RSD 0,4388 0,4400 %0,34
SGD 34,2972 34,3032 %0,45
SYP 0,3774 0,3775 %0,15
THB 1,3831 1,3833 %1,05
TWD 1,3793 1,3795 %0,35
UAH 1,0164 1,0166 %0,78
UYU 1,1280 1,1282 %0,00
GEL 16,1776 16,1804 %0,53
TND 15,3139 15,3165 %1,95
BGN 26,1574 26,4107 %-0,06
YOL DURUMU
Sitemizde deneyiminizi geliştirmek, tercihlerinizin hatırlanması, reklamları ve içeriği kişiselleştirmek için çerezler kullanılmaktadır.